Siteye giren kişi ilk üç saniyede ürün açıklamasını okumaz. Arka planı, fotoğrafı, yazı büyüklüğünü ve “burası ciddi mi?” duygusunu okur. Bu süre içinde karar basit: kalayım mı, geri mi basayım?
Reklam bu kararı satın almaz. Reklam sadece o ilk ekranı doldurur. Ekran zayıfsa tıklama maliyeti yükselir, sepet hiç oluşmaz.
İlk ekranda neler durmalı?
Mobilde katlamadan görünen alan (ilk bakış) şunları taşımalı:
- Ne sattığınız, bir cümlede.
- Bir ürün veya koleksiyon karesi — stok fotoğrafı değil, sizin ürününüz.
- Fiyat ya da “ücretsiz kargo” gibi somut bir eşik. Muğlak slogan değil.
- Tek bir düğme. Hem “koleksiyon” hem “indirim” hem “hakkımızda” aynı anda olmaz.
Masaüstünde kahraman görseli geniş diye metni de şişirmeyin. İnsanlar kaydırır; karar yine üstte verilir.
Fotoğraf, palet, yazı — üçü aynı yerden çıkmalı
Logo kartvizitte altın, sitede gri; ürün karesi pazaryerinden çekilmiş, ana sayfa stüdyo — bu kopukluk “ucuz site” hissi verir. Güven fiyatın altında biter.
İşin doğrusu: kimlik paleti ve yazı karakterini kilitler, grafik ürün ve kampanya karesini o kilitten üretir, vitrin ikisini kullanır. Ayrı ayrı “güzel iş” sipariş etmek, sonra birleştirmeye çalışmak genelde yama gibi durur.
Güven yazıdan önce durur
İade, kargo süresi, iletişim — bunları footer’a gizlemeyin. Özellikle takviye, bebek, gıda, yüksek fiyatlı moda gibi kategorilerde müşteri “bu firma gerçek mi?” diye bakar. Adres, telefon, net iade metni ilk izlenimin parçasıdır; yasal zorunluluk olmanın ötesinde satıştır.
Tasarım bittikten sonra bakılacak üç sayı: ana sayfadan ürün detayına geçiş, sepete ekleme, kasa terk. “Beğendik / beğenmedik” toplantısı bu sayıların yerini tutmaz.
Vitrini baştan kurmak için e-ticaret veya iletişim. İlk ekranı birlikte sadeleştirmek, yeni bir tema aramaktan kısa sürer.







